constituted Турецька перевод і приклади пропозицій

constituted

вимова
[constitute] f. atamak, seçmek, yürürlüğe koymak, kurmak, teşkil etmek, oluşturmak

Приклади пропозицій

These things constitute a balanced meal.
Bu şeyler dengeli bir öğün oluşturur.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Thou shalt respect all weaknesses, and shalt constitute thyself the defender of them.
Tüm zayıflıklara saygı göstermelisin ve kendini onların savunucusu tayin etmelisin.
вимова вимова вимоваu Report Error!
It does not constitute an investment advice.
Yatırım tavsiyesi değildir.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Six professors constitute the committee.
Altı profesör komiteyi oluşturur.
вимова вимова вимоваu Report Error!
The European Union has 24 official languages. But important texts are often available only in three languages: English, French and German. This constitutes a disadvantage for anyone who isn't versed with any of these languages. It's already high time to think about a neutral, common bridge language.
Avrupa Birliği'nin 24 resmi dili vardır. Ancak önemli metinler çoğu kez yalnızca şu üç dilde mevcuttur: İngilizce, Fransızca ve Almanca. Bu durum, bu dillere aşina olmayanlar için bir dezavantaj teşkil etmektedir. Ortak ve tarafsız bir köprü dil üzerinde çalışmanın zamanı çoktan gelmiştir.
вимова вимова вимоваu Report Error!
The river Maritsa constitutes a border between Turkey and Greece.
Meriç Nehri, Türkiye ile Yunanistan arasında bir sınır oluşturur.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Twelve musicians constitute the society.
On iki müzisyen bir topluluk oluşturdu.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Dictionary Extension
Поділитися
Синоніми
composed