SAT Англійська перевод і приклади пропозицій

SAT

вимова
[sit] f. oturmak, poz vermek, modellik yapmak, sınava girmek, konmak, tünemek, kuluçkaya yatmak, toplanmak, oturuma katılmak, tam oturmak, yola getirmek, burnunu sürtmek, binmek, oturtmak
i. cumartesi

SAT

вимова
[Sat. (Saturday) ] n. seventh day of the week
v. rest on the legs and buttocks; take a seat; place in a seat; brood, cover eggs to warm them before hatching; be located, be situated; pose or model for an artist; fit, hang (about clothes); babysit, supervise someone's children
n. standardized test required for acceptance to many colleges and universities in the United States

Приклади пропозицій

Babam yeni bir şapka satın aldı.
Father bought a new hat.  
вимова вимова вимоваu Report Error!
Biraz şeker satın aldım.
I bought some candy.  
вимова вимова вимоваu Report Error!
Para harcayınca bir şey satın alırım.
When I spend money I buy something.  
вимова вимова вимоваu Report Error!
Kitabın isminde yapılan yazım hatasından dolayı yeni bir kitap iki günde bir milyon satar. Başlığı ise şöyledir: “Eşinizi değiştirebilecek bir fikir” oysa kelime ‘hayatınızı’ dır.
One million copies of a new book sold in just 2 days due to typing error of 1 alphabet in title. “An idea that can change your wife while real word was life.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Geçen Kasım’da yeni bir araba satın aldım. 
I bought a new car last November.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Aralık’ta şirket ekonomik krizdeydi ve  ondan (krizden) çıkmak için taşınmazlarını satmaya çalışıyorlardı.
The company was in an economic crisis and trying to sell their properties to get out of it in December.
вимова вимова вимоваu Report Error!
O arabayı satın alma ihtimalim var, fakat şimdilik çok mümkün görünmüyor.
I might buy that car, but it doesn't seem very possible for time being.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Yerinde olsaydım o arabayı satın alırdım.
If I were you i should buy that car.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Bir çift ayakkabı satın almak istiyoruz.
We would like to buy a pair of shoes,
вимова вимова вимоваu Report Error!
Nicholas evini satmaya karar verdi.
Nicholas has decided to sell his house.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Öyle bir şeyi satın almayı göze alamam.
I cannot afford to buy such a thing.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Bir bisiklet satın almayı göze alamadım.
I could not afford to buy a bicycle.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Nicholas arabayı satın almak için kararını verdi.
Nicholas made up his mind to buy the car.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Bu tür bir kanepe satın almak istemiyorum.
I don't want to buy this kind of sofa.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Nicholas her birine bir kamera satın aldı.
Nicholas bought each of them a camera.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Nicholas Mary için bir şey satın almadı.
Nicholas didn't buy anything for Mary.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Ürünleri satın almaları için onlara ısrar etti.
They urged them to buy the products.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Erkek arkadaşın için ne satın aldın?
What did you buy for your boyfriend?
вимова вимова вимоваu Report Error!
Neden bu kitabı satın almak istiyorsunuz?
Why do you want to buy this book?
вимова вимова вимоваu Report Error!
Yoko bir bilgisayar satın alamaz.
Yoko is unable to buy a computer.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Dictionary Extension
Поділитися