arouse

вимова
f. uyandırmak, kaldırmak, canlandırmak, harekete geçirmek

Приклади пропозицій

The teacher aroused our interest.
Öğretmen ilgimizi artırdı.
вимова вимова вимоваu Report Error!
The speaker aroused the anger of the audience.
Spiker seyircinin öfkesini tahrik etti.
вимова вимова вимоваu Report Error!
A musician cannot move others unless he too is moved. He must of necessity feel all of the affects that he hopes to arouse in his audience, for the revealing of his own humour will stimulate a like humour in the listener.
Carl Philipp Emanuel Bach
Bir müzisyen kendi de oynamadığı sürece diğerlerini oynatamaz, o, zorunluluk gereği seyircide uyandırmayı umduğu etkilerin tamamını hisseder, zira onun mizacının ortaya çıkması seyircide benzer bir mizacı uyaracaktır.
вимова вимова вимоваu Report Error!
The film aroused curiosity at first then came the censor and it was banned.
Film, önce merak uyandırdı, ardından sansür geldi ve yasaklandı.
вимова вимова вимоваu Report Error!
You've aroused my interest.
Sen benim ilgimi uyandırdın.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Don't arouse him from his sleep!
Onu uykusundan uyandırmayın.
вимова вимова вимоваu Report Error!
His story aroused my suspicion.
Onun hikayesi benim şüphemi uyandırdı.
вимова вимова вимоваu Report Error!
My curiosity was aroused.
Merakım uyandırıldı.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Today's Beijing has given me a very deep impression and aroused my curiosity.
Bugünün Pekin'i bende çok derin bir etki bıraktı ve merakımı uyandırdı.
вимова вимова вимоваu Report Error!

Синоніми

1. awaken: wake, arise, get up, rouse, animate, spur, coax
2. excite: stir up, urge, titillate, provoke, incite, stimulate, kindle



dictionary extension
© dictionarist.com