decline

вимова
f. çökmek, zayıflamak, düşmek, batmak, çürümek, bozulmak; azalmak; çevirmek, geri çevirmek; çekilmek, çekmek [dilb.]; kabul etmemek; eğimi olmak, eğmek
i. çökme, çöküş, gerileme, batma, düşüş; güçten düşüren hastalık; azalma, yolun sonu

Приклади пропозицій

I declined his invitation to dinner.
Akşam yemeğine davetini reddettim.
вимова вимова вимоваu Report Error!
As I grew older my health declined.
Yaşlanırken sağlığım zayıfladı.
вимова вимова вимоваu Report Error!
She declined to say more about it.
Ondan daha fazla bahsetmeyi reddetti.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Nicholas declined to comment on the matter.
Nicholas sorunla ilgili yorum yapmayı reddetti.
вимова вимова вимоваu Report Error!
He declined the job-offer very politely.
iş teklifini çok kibar şekilde reddetti.
вимова вимова вимоваu Report Error!
He had the courage to decline the offer.
Teklifi reddedecek cesareti vardı.
вимова вимова вимоваu Report Error!
I intend to decline his offer to help me.
Bana yardım etmek için yaptığı teklifi reddetmek niyetindeyim.
вимова вимова вимоваu Report Error!
They declined the invitation to our party.
Onlar bizim partiye daveti reddetti.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Mary declined an invitation to the concert.
Mary konser için bir davetiyeyi geri çevirdi.
вимова вимова вимоваu Report Error!
Nicholas declined the invitation to Mary's party.
Nicholas Mary'nin partisine daveti reddetti.
вимова вимова вимоваu Report Error!




dictionary extension
© dictionarist.com